|
|
PET ve CT kombinasyonu
PET/CT, PET ve CT tekniklerinin aynı cihazda bir araya
getirilmesi esasına dayanıyor. Böylece, hem hücrelerin
metabolik fonksiyonu hem de anatomi, tek bir cihaz
tarafından tek bir seansta görüntülenebiliyor.
Böylece, doktorların hastanın anatomik ve metabolik
durumu hakkında, üç boyutlu görüntüler ile ayrıntılı ve
kesin bilgiler edinilebiliyor. Oldukça yeni bir yöntem
olan PET/CT özellikle kanser ve kalp hastalıklarının
hızlı ve doğru teşhisine olanak sağlıyor. Kanser
tedavisi sırasında, tedaviye cevabı izlemek amacıyla da
kullanılıyor. Ayrıca beyin ile ilgili hastalıklarda
özellikle demans ve epilepsinin tanısında oldukça
değerli olup Alzheimer hastalığında erken dönemde tanı
konmasına olanak sağlıyor.
İşlem nasıl gerçekleşiyor?
PET/CT, cihazına girecek hastalara önce işaretli şeker
(F-18 FDG) n enjekte ediliyor ve bu ilacın, vücutta var
olma ihtimali olan kanser hücreleri tarafından
emilmeleri için 45 - 60 dakika arasında bir süre
beklemeleri gerekiyor. Ardından tarama başlıyor ve hasta
sırt üstü yatar bir pozisyonda, sadece 20-25 dakika
arası kalıyor.
PET/CT görüntülemesi başta onkoloji olmak üzere,
onkoloji, kardiyoloji ve nöroloji alanında
kullanılmaktadır. Akciğer kanseri, lenfoma, baş-boyun
tümörleri, kolorektal tümörler, gastrointestinal stromal
tümörler, malign melanom, multipl myelom, Alzheimer gibi
nörolojik olgular, kalp canlılığının değerlendirilmesi,
PET görüntüleme yönteminin kullanım alanlarının
başlıcalarıdır
PET/CT kullanım yerleri şu şekilde sıralanabilir;
• Tümör dokusunun saptanması,
• Tümörün iyi huylu/kötü huylu olup olmadığının ayrımı,
• Tümör derecesinin belirlenmesi,
• Tanı anında evrelendirmenin yapılması,
• Tedaviye yanıtın değerlendirilmesi,
• Tedavi sonrası değişikliklerin artık dokudan ayrımı
(radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi sonrası
değerlendirme),
• Hastalık nüksünün değerlendirilmesi,
• Radyoterapi uygulanacak olgularda tümöral odağın tam
lokalizasyonu ve gerekli dozun belirlenmesi,
• Kalp dokusunun canlılığının ve fonksiyonunun
değerlendirilmesi,
• Beyinde epilepsi odağının saptanması, Alzheimer gibi
nörolojik hastalıkların değerlendirilmesi.




Nükleer Tıp: (GAMA KAMERA)
Birimimizde bulunan GE infinia model çift başlı Gama
kamera ile elde edilen sintigrafik imajlar vücudumuzdaki
sistemlerin fonksiyonları ve anatomisi hakkında bilgi
verir. İmajlar statik, dinamik veya tomografik olabilir.
Bu şekilde elde edilen bilgi mevcut tıbbi problemin tanı
ve tedavisinde önemli yer tutmaktadır. Bu tetkikler
güvenli ve ağrısızdır, yaygın olarak tüm dünyada
kullanılmaktadır. Bu amaçla düşük dozda radyoaktif madde
içeren kimyasal bileşik çoğunlukla toplardamar, daha az
sıklıkla ağız ve solunum yolu ile vücuda verilmektedir.
İncelenen vücut bölümü ve organa bağlı olarak kullanılan
çok sayıda radyoaktif bileşik mevcuttur. Her test için
özel bir bileşik ve verilme yöntemi Nükleer Tıp Uzmanı
hekim tarafından tespit edilir. Yeni doğan dönemi dahil
olmak üzere herhangi bir yaş için risk söz konusu
değildir.
Verilen bileşiğin özelliklerine göre görüntü alınması
için beklemek gerekebilir. Bekleme süresi yapılan
tetkike bağlı olarak değişir. En sık yapılan
incelemelerden biri olan kemik sintigrafisinde bu süre
2-4 saat; tiroid sintigrafisi için ise 20 dakikadır.
Özel testlerde ise bekleme süresi 3-7 gün olabilir. Bazı
testlerde de farklı zamanlarda birçok görüntü alınması
gerekebilir. Uygulanacak tetkik, uygulama yöntemi ve
bekleme süresi hakkında bilgi test öncesi verilmektedir.
Görüntüler gama kamera isimli özel bir tarayıcı
tarafından detaylı analiz için bilgisayar ve film
üzerine kaydedilir. Gama kamera radyasyon üretmez. Daha
önce verilen radyoaktif bileşikten kaynaklanan gama
ışınlarını kaydeder. Görüntüleme bu amaç ile eğitim
almış Nükleer Tıp teknisyenleri tarafından yapılır. Elde
edilen görüntüler nükleer tıp dalında ihtisas yapmış
uzman tıp doktoru tarafından değerlendirilir. Bu
şekilde, merkezi sinir sistemi, solunum, dolaşım,
iskelet, ürogenital, gastrointestinal sistemler,
karaciğer ve safra yolları, tiroid-paratiroid, böbrek
üstü bezleri, infeksiyon-inflamasyon ve tümör
odaklarının değerlendirilmesi mümkündür. Ayrıca yakın
zamanda ünitemize kazandırılacak olan ve ülkemizde bizim
dışımızda bir merkezde bulunan SPECT/CT cihazı ile
nükleer görüntülemesine yeni boyut kazandırılacaktır.

IYOT TEDAVİ ODALARI:
Ülkemizde sınırlı sayıda bölgemizde ise merkezimiz
dışında yapılamayan hipertroidi (zehirli guatr) ve
diferensiye tiroid carsinomların (guatr kanseri)
tedavisi için kullanılan iki adet İYOT tedavi odamız
bulunmaktadır. Bu odalarda halk arasında atom tedavisi
olarak bilinen radyoaktif I-131 tedavisi yapılmaktadır.
Bu amaçla özel olarak inşa edilmiş, duvar, tavan, kapı
ve zemini kalın beton ve üzerinde kurşun kaplama olan
oda lar kullanılmaktadır. Ayrıca, odada yatan hastanın
tüm atıklarının boşaldığı, her biri 8m3 kapasiteli ve
birbirileri ile bağlantılı 3 adet özel atık tankı
mevcuttur. Oda konfor olarak lüks bir otel odasını
aratmayacak donanıma sahiptir (TV, buzdolabı, klima,
ayrı yatak ve oturma odaları).. Diferansiye tiroid
kanseri olan hastalarda, ameliyat sonrası tiroidden
kalan dokunun yok edilmesi (ablasyon) veya metastazların
tedavisi bu sayede risksiz ve başarılı bir şekilde
yapılmaktadır. Hipertiroidi hastalarında radyoaktif
iyot-131 tedavisi tüm dünyada yaygın ve ilk sırada
seçilen tedavi şeklidir. Hasta için risk taşımadığı
1944’den itibaren yapılan çalışmalarda da ortaya
konmuştur.


HORMON LABORATUARI:
Birimimizde 48 parametrenin çalışıldığı sonuçların aynı
gün verildiği dış kalite kontrol programına sahip tam
otomatik cihazlarla çalışılan hormon laboratuarı
bulunmaktadır.
 |
|